TÜM HABERLER

TÜM HABERLER

Sigortix.com - Sigorta Acentelerinin Gücü

www.sigortix.com Web Sitesi 01.10.2014 tarihi itibarı ile yayına başlamıştır. Müşterileri Sigorta Acentelerini neden tercih etmeleri gerektiği konusunda bilgilendiren ve Sitedeki Üye Sigorta Acentelerine müşteri yönlendirmesi yapan Sigortix Sigorta Acentelerinden yoğun ilgi görmüştür. Amacımız yapılacak reklam çalışmaları ile Sigorta Acentelerine gereken ilgiyi ve alakayı çekebilmek ve Sigorta işlemleri için Müşterileri Sigortix vasıtası ile en yakın Sigorta Acentesine yönlendirebilmektir. Web Sitesinde bulunan Teklif formunu dolduran müşterilerin bilgileri seçtikleri il ve ilçedeki en yakın acenteye yönlendirilmekte ve Sigorta Acentesinden herhangi bir komisyon alınmamaktadır. Müşteriler Site üzerinden İl ve İlçe seçimi yaparak o ilçedeki Sigorta Acentelerinin de tüm iletişim bilgilerine kolayca ulaşabilmektedir. Sayfa son derece sade, kolay kullanımlı, Güncel bilgiler içermekte ve reklamsız olarak hizmet vermektedir. Neden Sigortix? Çünkü, Sigorta işi uzmanlık işidir. Bu konunun uzmanları konu hakkında uzmanlık eğitimi almış olan Sigorta Acenteleridir. Bir Sigorta Acentesi sizin ne ihtiyacınız olduğunu kolayca anlar ve sizin ihtiyacınız olan şartlara uygun poliçeyi size verir. Sigorta Acentesi Kaza veya kötü gününüzde anında yanınızdadır. Sizin için uğraşır, size yol göstererek hasarınızı karşılamanız için gereken her türlü çalışmayı yapar. Bir Sigorta Acentesine Cep telefonundan 7 Gün 24 Saat ulaşabilirsiniz. Zaman kavramları yoktur. En iyi hizmeti almanız için uğraşırlar. UNUTMAYIN SİZE EN KALİTELİ HİZMETİ VE EN UYGUN FİYATI BİR SİGORTA ACENTESİ VERİR.

"Alkollüyken Kasko Ödemez" Devri Bitti

Yargıtay, çok tartışılacak bir karara imza atarak, sürücünün alkollü olmasını sigorta bedelinin ödenmemesi için tek başına yeterli saymadı. Emsal oluşturacak karara göre, sigorta şirketleri sürücü alkollü olsa da oluşan hasarı ‘kusuru olmaması halinde’ ödemek zorunda kalacak. Yargıtay’dan kasko şirketlerine kötü haber geldi. Yargıtay 17’nci Hukuk Dairesi, sigorta şirketinin ‘sürücü alkollü’ diye karşılamadığı, 10 bin liralık onarım bedelinin ödenmesine vize verdi. N.B adli kadın sürücü, dört yıl önce Mardin Nusaybin’de kaskolu aracıyla tek taraflı trafik kazası yaptı. Hasarlı araç 922 kilometre uzaklıkta Çorum’daki servise çekiciyle taşınıp onarıldı. Sigorta şirketi, “sürücü alkollü” diyerek hasarı ödemedi. N.B, onarım ve çekici masraflarının karşılanması için 16 bin 400 liralık maddi tazminat davası açtı. Davalı temyize gitti Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, davalı sigorta şirketinin avukatının ‘Sürücü alkollü, hasar teminat dışında’ itirazına rağmen bilirkişi raporu ışığında hasarın ödenmesine karar verdi. Mahkeme, 2 Kasım 2011’de faturalandırılan 10 bin 34 liralık onarım ve bin 400 liralık çekici masrafının toplamı 11 bin 434 liranın davacı sürücüye ödenmesine hükmetti. Davalı sigorta şirketi ise kararı temyiz etti. İki taraflı şikayetleri inceleyen Yargıtay 17’nci Hukuk Dairesi, 10 bin 34 liralık tamir masrafının ödenmesini usul ve yasaya uygun bulup onadı. Kanıtlanması gerekir Avukat Alper Sarıca, Yargıtay’ın sürücünün alkollü olmasını sigorta bedelinin ödenmemesi için tek başına yeterli saymadığını belirterek, “Kara taşıtları kasko sigortası genel şartlarına göre rizikonun teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yeterli değildir. Kazanın münhasıran alkolün etkisi ile oluştuğunun sigortacı tarafından kanıtlanması gereklidir” dedi. Bir kişinin sırf ‘alkollü’ diye sigorta şirketinin ‘Ben hasarı ödemem’ diyemeyeceğini ifade eden Sarıca şunları söyledi: Kazada alkol etkisi yok “Yargıtay, bu kararda sürücünün alkollü olmasını kazada etkisi olmadığı sonucuna vararak, tazminat talebini kabul etmiştir. Sürücüsü 200 profil alkollü olsun, yolunda giderken, karsı şeritten bir araba gelip üzerine düşerse, kasko şirketi ‘alkollüsün ödemem’ diyemez. Yargıtay’ın uygulamaları bu yönde. Yargıtay, kazaya münhasıran alkolün yol açıp açmadığına, yol, hava şartlarına, kusur oranına bakıyor. Ama biz Türk insaniyiz. Sigorta şirketleri ‘alkollü’ diye hasarı ödemiyor, 100 kişiden 5’i dava açıyor.” Alkol varsa sigorta kesinlikle ödenmez Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Genel Sekreteri Erhan Tuncay, konu ile ilgili olarak şunları söyledi: “Alkollü araç kullanılırken yapılan kazalarda kasko kesinlikle ödemez. Zaten bu durum kanunda da var. 30 ya da 50 profil diye bir sinir da olmadığına göre, alkollü aracın kazasını kaskonun hiç bir şekilde ödemeyeceği sonucu ortaya çıkıyor. Mahkemenin bu kararı neye göre verdiğine bakmak lazım. Türkiye, alkollü araç kullanmanın yasak olduğu bir ülke. Başlangıç noktası olarak bunu alırsak, ödenmeyeceğini görebiliriz.” 922 km çekici ücreti kaskoya ödetilmedi Yargıtay, Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bin 400 liralık çekici masrafının sürücüye ödenme kararını ise bozdu. 922 kilometre çekici ücretinin kaskoya ödetilemeyeceği kararını veren Yargıtay, aracın kaza yerine en yakin servise çektirilmesi gerekirken, Nusaybin’den Çorum’a getirilerek, zararın ağırlaştırıldığını belirtti. Mahkemenin ayni bilirkişiden ek rapor alarak, “olağan” ve “makul” bir çekici ücreti belirlenmesi istendi. Yerel Mahkeme bozmaya uyarsa, “makul-olağan” yeni bir çekici ücreti belirleyecek. Ancak, mahkeme ilk kararda direnirse son sözü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu söyleyecek.

TARSİM; Sigorta Sadece Zor Zamanlarda Hatırlanmamalı

Tarım Sigortaları Havuzundan (TARSİM) yapılan açıklamada sigortanın sadece zor zamanlarda hatırlanılmaması gerektiğini belirtti. Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM), sigorta bilincinin toplum genelinde yaygınlaştırılması amacıyla, bu yıl 29 Mayıs – 4 Haziran tarihleri arasında kutlanan Sigorta Haftası ile ilgili bir kutlama mesajı yayınladı. TARSİM'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "TARSİM olarak, üreticilerimizin talep ve beklentilerine yönelik duyarlılığımız üst düzeyde. Şartlar elverdiğince, yenilikleri en hızlı ve etkin bir şekilde uygulamaya alıyoruz ve üreticilerimizin hizmetine sunuyoruz. Bu yılın başında üreticilerimizin uzun zamandır beklediği İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortasını buğday ürününde uygulamaya aldık, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar için hırsızlık teminatını vermeye başladık ve meyve ağaçları da artık teminat kapsamında. Frekansı ve şiddeti artan risklerle dolu dünyamızda, sigorta artık ihtiyaç ve zorunluluk. Tarımsal üretimde tohum, gübre, ilaç, yem ve diğer bitki besleme maddeleri gibi sigorta da önemli bir tarımsal girdi konumunda. Tarımsal üretimin verimli ve sürdürülebilir olması için sigortayı sadece başımıza kötü bir şey geldiğinde hatırlamak yerine hayatımızın bir parçası olarak görmek, zamanında ve mutlaka yaptırmak son derece önemli. Bu bilincin toplumumuzda oluşması ve yaygınlaşması amacıyla gerçekleştirilen SigortaHaftası'nı kutluyor, üreticilerimize Tarım Sigortalarını ihmal etmemeleri önerisinde bulunuyoruz"

İTO dan Sigorta Sektörü İçin Yol Haritası

İZMİR Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, düzenledikleri 'Sigorta Sektörü Geleceğini Arıyor' arama konferansı ile sektöre yol haritası çizdiklerini belirterek, "Sigorta sektörü ekonomiden daha fazla pay almalı, bunun için düzenlemeler yapılmalı" dedi.   İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, 'Sigorta Sektörü Geleceğini Arıyor' başlıklı arama konferansının İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen’in moderatörlüğünde gerçekleştirildiğini söyledi. Arama konferansına Oda üyelerinin yanı sıra, sigorta acenteleri, sigorta eksperleri, sigorta şirketlerinin yöneticileri, uzmanlar, banka yöneticileri, avukatlar, akademisyenler ve öğrencilerden oluşan sektöründe uzman 52 kişinin katıldığını belirtti.   Arama Konferansında ABD, İngiltere ve İsviçre gibi gelişmiş ülkelerde sigorta sektörünün ülke ekonomisinden ciddi oranda pay aldığına dikkat çekildiğini belirten Demirtaş, Türkiye’de de sektörün mevcut büyüklüğünün birkaç katına çıkma potansiyeli olduğunu dile getirdi. Demirtaş, "Sektör, gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yaklaşık yüzde 1.5'i kadar bir prim üretimine sahip olmasına karşın, GSYİH'nın yaklaşık 45 katı kadar riski teminat altına alıyor" dedi. Sektörün kısa vadeli, günlük sorunlar ve bunların çözümü üzerinden faaliyetlerini sürdürdüğü, bunun da sektörün önünü görmesini engellediği belirten Demirtaş, "Bu edenle tüm paydaşların katılımı ve mutabakatı ile sektöre uzun süreli bir yol haritası oluşturulmasına dair mutabakata varıldı. Çok önemli öneriler çıktı. Bunların en başında sigorta sektörünün Türkiye ekonomisinden daha fazla pay alabilmesi için sigorta sektörünün en gelişmiş olduğu ülkelerdeki uygulamalar ve teknolojiler örnek alınmalı, sigorta sektöründe yer alan yabancı firmaların Türkiye piyasasıyla tecrübelerini daha fazla paylaşması talep edilmeli" diye konuştu.   Demirtaş, diğer önerileri başlıklarıyla şöyle sıraladı:   – Sigorta sektörü dijital dönüşüme uyum sağlamalı, teknolojiyi daha etkin kullanmalı.   – Mobil uygulamalar geliştirilmeli ve bu sayede alternatif ve yeni satış-pazarlama/dağıtım kanalları yaratılmalı.   – Gelecek tehditlere karşı acentelerin profesyonelleşmesine bağlı komisyon ve gelir arttırıcı yeni araçlar bulunmalı.   – Üniversitelerde tek bir Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü yerine ayrı olarak Bankacılık ve Sigortacılık Bölümleri oluşturulmalı.   – Sigorta sektörünün iş hayatına yeni atılacak gençler tarafından meslek olarak tercih edilmesi için tanıtım filmleri çekilmeli, dizi ve reklamlarda sigortacılık sektörüne daha fazla yer verilmeli.   – Kamu bina, araç ve alanlarının sigortalanmasının önündeki engeller kaldırılmalı.   – Sigorta sektörünün imajı iyileştirilmeli, tüketiciler sigorta konusunda bilinçlendirilmeli.   – Sigorta sektörünün denetimine yönelik olarak BDDK benzeri özerk ve bağımsız bir yapının SDDK (Sigortacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) oluşturulmalı ve sigorta faaliyeti yapan her şirket etkin olarak denetlenmeli.   – Sektörde haksız rekabeti gerçekleştirenler engellenmeli.   – Sigorta sektörünün itibarını korumak ve güvenini arttırmak amacıyla kusurlu, eksik ve ayıplı mal satma konusunda yaptırımlar arttırılmalı.   – Kanun yapıcı sektörle ilgili düzenlemeleri hazırlarken tüm tarafların görüşlerini almalı.   – Yetki sahibi olmayan kişilerin danışman ünvanıyla sigortacılık faaliyetini yapması ve levhaya kaydı olmayan acentelerin satış yapması engellenmeli.   – Sigortacılık bilgisine haiz hakim ve savcıların görev yaptığı sigorta ihtisas mahkemeleri kurulmalı.

Kadınlar Emeklilikte İyi Maaş, Erkekler Güvence Arıyor

Bireysel emeklilik ve hayat sigortası şirketi AvivaSA, gençlerin bireysel emeklilik sistemine yaklaşımını ve tasarruf alışkanlıklarını öğrenmek amacıyla, Yöntem Araştırma Danışmanlık işbirliği ile “Gençlerin Emeklilik ve BES Algısı” araştırmasını gerçekleştirdi. Türkiye’nin 15-35 yaş arası kentsel nüfusunu temsil eden grup üzerinde yapılan araştırmada, kadınlar ve erkekler arasındaki en önemli farkın, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) algısında olduğu dikkat çekti. Kadınlar BES’i, “iyi maaş almak” olarak algılarken; erkeklerin algısında ise, “geleceklerini garanti altına” almak çok daha önemli…   Konuyla ilgili bir açıklama yapan AvivaSA CEO’su Fırat Kuruca; “Araştırmamızdaki cinsiyet ve yaş kırılımlarındaki bulgular önemli. Genç kadınlarımızın, “iyi maaş” gibi daha somut, olgusal algısının yanında; genç erkeklerimizin, “gelecek garantisi” gibi daha soyut sayılabilecek algısı dikkat çekici. Ayrıca, bu yaş aralığının BES’i, tasarrufa en uygun birikim şekli olarak görmesi; sektörümüzün geleceği için umut verici.” dedi.   Ya BES Olmasaydı? Hem kadınlar (yüzde 58,4), hem de erkekler (yüzde 52,9) BES’i tasarrufa uygun bir birikim şekli olarak görürken; “BES olmasaydı hangi tasarruf araçlarını seçerdiniz?” sorusuna ağırlıklı olarak, vadeli hesap (kadınlar yüzde 46,6, erkekler yüzde 48,9) yanıtını veriyorlar. Vadeli hesabı izleyen yanıtlarsa, gayrimenkul (kadınlarda yüzde 31,6, erkeklerde yüzde 32,6) ve yastık altı (kadınlarda yüzde 21,7, erkeklerde yüzde 18,6) Hem kadınlar, hem erkekler daha fazla devlet katkısı istiyor.   “Gençlerin Emeklilik ve BES Algısı” araştırması, kadınların yüzde 25,4’ünün, erkeklerin ise yüzde 29,2’sinin, gelecek 5 yıl içerisinde BES yaptırmayı planladığını ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları ayrıca, hem kadınlarda (yüzde 31,7), hem de erkeklerde (yüzde 38,8) devlet katkısının daha fazla olması durumunda, BES’i tercih edeceklerini gösteriyor. Araştırma sonuçlarına göre, kadınlar sigorta konusunda, öncelikle kurumların internet sitelerinden (yüzde 40,6) bilgi alırken, erkekler ise, eş, dost tavsiyesine önem veriyor (yüzde 38,5).   Erkekler Tasarrufa Daha Eğilimli   Gençlerin tasarruf yapma durumlarının da irdelendiği araştırmaya göre; erkeklerin yüzde 66,6’sı tasarruf yaptığını belirtirken, bu oran kadınlarda yüzde 53,7’ye düşüyor.

Borçluyuz Ama Birikimi Seviyoruz

NN Hayat ve Emeklilik adına Nielsen tarafından ilki Temmuz 2016’da 8 ilde 15 ve üzeri çalışanı olan şirketlerin çalışanları ile yapılan geniş çaplı otomatik katılım araştırmasının şubat sonuçları açıklandı.   Çalışanların otomatik katılım konusundaki yaklaşımlarını izlemek üzere gerçekleştirilen araştırmanın en dikkat çekici sonucu, çalışanların borçları olsa dahi birikim yapmayı ertelemiyor olmaları. Araştırmada, katılımcılara “Borçlarınız yüzünden tasarruf yapmayı erteler misiniz?” sorusu sorulduğunda, borcu olduğunu belirten her 10 kişiden 5’i borcu olmasına rağmen tasarruf yapmayı ertelemediğini ve yastık altı, banka, mevduat gibi yatırım araçları yolu ile birikim yapabildiğini belirtiyor.   BİLİNİRLİKTE EN ÇOK TV REKLAMLARI ETKİLİ   Otomatik katılımın bilinirliğinin oldukça yüksek olması da araştırmanın öne çıkan sonuçları arasında yer alıyor. Her 10 kişiden 9’u Bireysel Emeklilik Sistemi’ne otomatik katılımı duyduğunu belirtiyor ve bu bilgiyi en çok TV reklamlarından edindiklerini ifade ediyor.   NN Hayat ve Emeklilik Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Beste Yıldız, “Araştırmamızın sonuçlarına göre her 10 kişiden 5’i borçları olmasına rağmen tasarruf etmeyi sürdürdüğünü söylüyor. Ancak bu oranın uzun vadede artması çok önemli. Otomatik katılımın bu açıdan atılmış temel adımlardan biri olduğunu düşünüyorum. Çalışanların  dahil olmak için bir efor sarf etmelerini gerektirmeyen, devlet tarafından çok önemli teşviklerin verildiği bu sistem, önümüzdeki dönemde tasarruf alışkanlığının artmasına pozitif katkı sağlayacaktır. Üzerinde durmak istediğim bir diğer nokta da; kişilerin para biriktirmek için vazgeçebilecekleri aylık ortalama keyfi harcama tutarı. 371 lira olarak hesaplanan bu tutarın bir kısmından vazgeçerek otomatik katılıma aktarmak, birikim yaparak emeklilik döneminde ek bir gelire sahip olabilmek için en cazip yöntem. Çünkü sistem her ay maaşımızdan yapılan prime esas kazancımızın %3’üne karşılık gelen kesinti ile uzun vadede birikim yapma olanağı sağlıyor” dedi.

Sağlığım Tamam Sigortası ile Effie Ödülü!

Hayata geçirdiği ilkleri ve yenilikçi çözümleriyle sigorta sektörüne öncülük eden AXA Sigorta, reklam ve pazarlama sektörünün en prestijli ödülü sayılan 9. Effie Türkiye Reklam Etkinliği Yarışması'nda "Sağlığım Tamam Sigortası" için çekilen reklam filmiyle ödül kazandı. Türkiye'de bireylerin "masraf çıkar" korkusuyla hastaneye gitmekten kaçındığı iç görüsüyle yola çıkan AXA Sigorta, tamamlayıcı sağlık sigortası ürünü "Sağlığım Tamam Sigortası" reklam filmiyle doktora gitmenin kolaylaştığını anlatıyor. Çevrelerindeki insanların "fahri birer doktor" olmasını beklemek, kendi kendine tedavi yöntemleri aramak ve doktora gitmeyi ertelemek yerine tamamlayıcı sağlık sigortasından faydalanmaya çağıran reklam filmi yayınlandığı ilk günden itibaren eğlenceli görüntüleriyle büyük beğeni toplamıştı.   İletişim çalışmalarında müşterilerine ürünlerini en iyi, en doğru ve en yaratıcı şekilde aktarmayı hedeflediklerini belirten AXA Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan ve İcra Kurulu Üyesi Özer Şimşek, "Yaptığımız her işin ölçülebilir sonuçları olmasına önem veriyoruz. Effie de işleri yaratıcılık boyutunun yanı sıra getirilerini de değerlendiriyor olması sebebiyle farklı ve kıymetli bir ödül. Dolayısıyla bu ödüle layık görülmekten gurur duyuyoruz" dedi.   Sağlığım Tamam Sigortası için hazırladıkları reklam filmiyle tüm rakiplerinden farklılaştıklarını söyleyen Şimşek, “AXA Sigorta olarak sağladığımız kolaylıklarla, müşterilerimize ürün ve hizmetlerimiz sayesinde özel hastanelerin düşündükleri kadar ulaşılmaz olmadığını göstermeyi amaçladık. Bu kampanya ile hedefimiz ise satışlarımızı ve marka bilinirliğimizi artırmanın yanı sıra sigortalıların yanlış tedaviler yüzünden veya tedaviden kaçarak sağlıklarına daha büyük zararlar vermelerini önüne geçmekti. Satışlarımızdaki artış bu konuda elde ettiğimiz başarının en büyük kanıtı niteliğinde". Özer Şimşek ayrıca ortaya koydukları bu çalışmaların beğeniyle karşılanmasının işlerini daha ileriye taşımak için tüm AXA Sigorta çalışanlarını teşvik ettiğini söyledi.

Enflasyonla Mücadeleye Tam Destek

Enflasyonla Mücadeleye Tam Destek Türkiye’nin Yerli ve Milli Sigorta Şirketi, Doğa Sigorta, acenteleri ve dijital kanalları üzerinden başlattığı kampanya ile Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programı’na kuvvetle destek veriyor. Kampanya kapsamında, %30’a varan indirim oranları uygulanmakta. Doğa Sigorta, Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programı’na desteğini, önemli ürün gruplarındaki poliçelerde sunduğu %30’a varan indirim kampanyası ile ortaya koydu. %100 yerli sermayeli sigorta şirketi, Türkiye'nin enflasyonla mücadelede başarıya ulaşması için kamu öncülüğünde başlatılan programın destekçisi olduğunu duyurdu. Hem acenteler hem de dijital kanallar aracılığıyla yapılan poliçelerde geçerli kampanya dahilinde, müşterilere, yıl sonuna kadar, Güven Ferdi Kaza Sigortasında %30, Ferdi Kaza Sigortasında %20, Konut Sigortasında %15, Kasko Sigortasında %10, Bireysel Tamamlayıcı Sağlık Sigortalarında %10 indirim sunulacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı; Her türlü zorluğu hep birlikte aşabileceğimizi şimdiye kadar yaşanan tüm olumsuz hadiselerde gösterdik. Bugün yaşadığımız ekonomik zorluk ve enflasyon mücadelesinde de, yine el ele, güç birliği ile başarıya ulaşacağımıza inanıyoruz. %100 milli şirketimiz Doğa Sigorta her zaman olduğu gibi devletinin ve milletinin yanında yer alarak bu kampanyaya destek verecektir.                                                                

Vergi Uygulamaları

BU YÖNETMELİK KAPSAMINDA SİGORTA POLİÇELERİ ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER VE FONLAR AŞAĞIDA AÇIKLANMIŞTIR. 1 Mart 2008 tarihinde yürürlüğe giren Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik gereği sigorta yaptıran kişilerin sözleşme ve diğer aşamalarda bilgi eksikliklerinin giderilmesi ve her türlü değişiklik ve gelişmeden haberdar edilmesi için sigortacı tarafından yerine getirilecek görevlere ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Sigorta primleri üzerinden alınan vergiler BANKA VE SİGORTA SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28. Maddesinde, “ Banka ve sigorta şirketlerinin 10.6.1985 tarih ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muamele vergisine tabidir “ denilmektedir. Aynı Kanunun 33. Maddesinin h bendinde verginin nispeti %5 olarak belirlenmiştir. Aynı kanunun 29.Maddesinde BSMV’ den istisna tutulan işlemler sıralanmış olup bazıları aşağıda yer almaktadır: Emeklilik sözleşmeleri, hayat sigortaları (hayat sigortalarında ferdi kaza, hastalık sonucu maluliyet ve tehlikeli hastalıklar teminatlarının da ek teminat olarak verildiği sözleşmeler dahil) ve sağlık sigortaları ile ihracata ait nakliyat sigortalarında ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanı kapsamında yapılan sigortalarda sözleşme ve poliçe üzerinden alınan paralar, Mükerrer sigorta muameleleri ile retrosesyon muameleleri dolayısıyla alınan prim, komisyon vesair paralar, Biçilmemiş veya toplanmamış her türlü tarım mahsulleriyle tarım hayvanları için akdolunan zirai sigortalar dolayısıyla alınan paralar, Nükleer rizikolara karşı yapılan sigortalar dolayısıyla alınan paralar, YANGIN SİGORTA VERGİSİ (YSV) 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 40.Maddesi “Belediye sınırları ve mücavir alanlar içindeki menkul ve gayrimenkul mallar için yapılan yangın sigortaları dolayısıyla alınan primler; Yangın Sigortası Vergisine tabidir “ denilmektedir. Yangın Sigortası Vergisinin matrahı, yapılan yangın sigorta muameleleri dolayısıyla alınan primlerin tutarı olup, tespit edilen matrah üzerinden % 10 nispetinde Yangın Sigorta Vergisi ödenir. Sigorta primleri üzerinden alınan diğer yasal yükümlülükler TRAFİK HİZMETLERİ GELİŞTİRME FONU Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu, 19.07.1998 tarih ve 23407 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu Yönetmeliği ile oluşturulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun değişik 91. maddesine göre tahsil edilen % 5 Mali Sorumluluk Sigortası payı bu fona aktarılır. GÜVENCE HESABI 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14üncü maddesiyle oluşturulan Güvence Hesabı, 26.7.2007 tarih ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Güvence Hesabı Yönetmeliği" ile düzenlenmiştir. Buna göre Hesabın gelirleri şunlardır: Her yıl sigorta şirketlerinin zorunlu sigortalar için tahsil ettikleri toplam safi primlerin yüzde 1'i Her yıl sigorta şirketlerinin Yeşil Kart Sigortaları için tahsil ettikleri toplam safi primlerin binde 5'i Zorunlu sigorta yaptıranların safi primlerinin yüzde 2'si oranında sigorta şirketine ayrıca ödeyecekleri katılma payları Yeşil Kart Sigortası yaptıranların safi primlerinin binde 5'i oranında sigorta şirketine ayrıca ödeyecekleri katılma payları Güvence Hesabı kapsamındaki sigortalar aşağıda yer almaktadır: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Tüpgaz Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Yeşil Kart Sigortası Ödemeleri Şahıs sigortası primlerinin gelir vergisi matrahından indirilmesi ÜCRETLİLER AÇISINDAN Sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, Gelir Vergisi matrahından indirilebilecektir. İndirim konusu yapılacak prim, aidat ve katkıların toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 10'unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primlerde, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 15'ini) ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. İŞVEREN AÇISINDAN ( İşverenlerin Çalışanları Adına Şahıs Sigortası Primi Ödemeleri ) İşverenlerin çalışanları adına ödedikleri şahıs sigorta primlerini ticari kazançlarının hesaplanmasında gider olarak kabul etmemektedir. Öte yandan Gelir Vergisi Kanunu işveren tarafından çalışana sağlanan para veya para ile ifade edilen menfaatleri ücret olarak değerlendirmektedir. Bu nedenle, işverenler tarafından ödenen şahıs sigorta primleri, çalışan adına ücret bordrosu düzenlenmesi sureti ile ücret ödemesi olarak giderleştirilmektedir. BEYANA TABİ GELİR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ AÇISINDAN Beyan edilen gelirin % 10'unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta primleri için, beyan edilen gelirin % 5'ini) ve asgarî ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları (sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim ve katkı tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim ve katkı payları) gelirlerinden indirilir.

Borlease Grup, Magdeburger Sigorta’yı bünyesine kattı

Araba  kiralama sektöründe faaliyet gösteren Borlease Grup, Magdeburger Sigorta'yı Allianz'dan satın aldı. "Magdeburger Sigorta, tüm sigorta branşlarında (Trafik sigortası,Kasko,Yangın,İşyeri,Konut,Yabancı sağlık,Tamamlayıcı sağlık vs.vs.) en kısa zamanda faaliyetlerine başlayacak." Tamamı yüzde 100 yerli sermayeli bir grup olarak Türkiye'de yatırımlarına devam ettiklerini ve Magdeburger Sigorta’yı sektörde önemli bir konuma getirmeyi hedeflediklerini belirten Borlease Grup Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Cem Hancan, “Faaliyet gösterdiğimiz sektörler sigortacılık sektörünün en önemli bileşenlerinden oluşuyor. Gerçekleştirdiğimiz satın almayla fiyat rekabetinin yanı sıra sunduğumuz hizmet ve teminat içerikleriyle birlikte hızlı, girişimci ve yenilikçi yapımızla daha geniş kitlelerin sigorta sistemine dahil olmasını hedefliyoruz. Gücümüzü ve deneyimimizi, yeni hedeflerimizi gerçekleştirmek ve uluslararası arenada ülkemizi temsil etmek için ortaya koyuyoruz. Bu nedenle bu konudaki deneyim ve başarımız bizi sigortacılık alanında daha büyük bir yatırım yapma noktasına getirdi” dedi. Türkiye’nin, dünya ekonomisi içerisinde yaklaşık %1’lik paya sahipken, dünya sigorta piyasası içerisindeki payının binde 3 civarında olduğunu belirten Hancan, “Bu rakamlar dikkate alındığında Türkiye olarak bu alanda gidilecek çok yolumuz olduğunu düşünüyoruz. Gerçekleştirdiğimiz satın almayla fiyat rekabetinin yanı sıra sunduğumuz hizmet ve teminat içerikleriyle birlikte hızlı, girişimci ve yenilikçi yapımızla daha geniş kitlelerin sigorta sistemine dahil olmasını hedefliyoruz. Gücümüzü ve deneyimimizi, yeni hedeflerimizi gerçekleştirmek ve uluslararası arenada ülkemizi temsil etmek için ortaya koyuyoruz” diye konuştu. Magdeburger Sigorta, güçlü altyapıya sahip acente aktif olarak faaliyetlerine başlamıştır.Tunç sigorta'da Magdeburger ailesinin bir parçası olmuştur.Acenteliği hayırlı olsun.

Katılım Sigortacılığı

Katılim sigortacıliğı hakkında bilmeniz gerekenler. Katılım sigortacılığı nedir ? Ne işe  yarar ? Diger sigortalardan farkı nedir?  Hangi şirketler yapıyor ? Bu konu hakkında detaylı bilgiyi Tunç sigorta olarak sizlerle paylaşmak istedim.   Katılım Sigortacılığı    Doğa Sigorta olarak faizsiz finans sistemi içinde  Katılım sigorta ürünlerimizle  her zaman yanınızdayız. Ana ilkemiz olan dayanışma ile birlikte sigortalılarımızdan  toplanan fonlar faiz içermeyen fonlarda yani katılım fonlarında değerlendirilmektedir.   Katılım Sigortacılığı Nedir  ·       Tanım ·       İşleyiş ·       Farklar Şirket Uygulamaları  ·       Uygulanan Model ·       Branşlar ·       Vekalet Ücretleri ·       İstatistiki Veriler ·       Yatırım Alanları ·       Çalıştığımız Re Tekaful Şirketleri ·       Fon Yönetimi ·       Bakiye İadesi Danışma Komitesi  ·       Danışma Kurulu ·       İcazet Belgeleri   Tanım Katılım sigortacılığı temel olarak mağdur olan bireylerin magdurluğunu gidermek ve karşılamak için toplumsal bir huzur oluşturan birlik beraberlik esaslı bir sistemdir. Geçmişi; İslamiyetin ilk döneminde oluşan yardımlaşma uygulamalarına dayanan İslami sigortacılık yöntemidir. Dünya litaretüründe kullanılan Tekâfül, "dayanışma" anlamına gelmekte olup, Arapça kökenli bir kelime olan kefaletten türemiştir. İslam dünyasında ve çeşitli ülkelerde, farklı yorumlarla uygulanmaktadır.  Katılım, en kısa haliyle “İslami sigorta” ya da “Faizsiz Sigorta” olarak tanımlanabilir. Türkiye’de bu kavramların karşılığı Katılım Sigortacılığı olarak oluşturulmuştur. Katılım Sigorta sistemi olarak da bilinen bu sigortacılık türü, yardımlaşma veya karşılıklı sigorta şeklinde ifade edilmektedir. Yardımlaşma sigortası; değişik fertlerin birleşerek, içlerinden birinin maruz kalacağı felaketin hasarını tazmin etmek üzere yaptıkları bir yardımlaşmadır.  Katılım Sigorta Sisteminin temel ilkeleri şu şekildedir:                    Yardımlaşma unsurunun bir örnegidir.  ·       Yardımlaşma unsurunun/amacının bulunması,  ·       Sermayedar ve sigortalılardan toplanan primlerin faiz dışı piyasa enstrümanları ile değerlendirilmesi,  ·       Sigorta teminatı verilen konularda gayri ahlaki ya da meşru görülmeyen vb. iktisadi kıymetler için seçici davranılması   Katılım Sigortacılığı, sorumluluk paylaşımı esasıyla riskin belirli gruplar arasında dağıtılması mantığına dayanmaktadır. Katılım sisteminde katılımcıların gönüllülüğü esastır. Bu nedenle toplanan katkılar prim değil teberru’, yani bağış olarak nitelendirilmektedir. Katılımcılardan toplanan bu katkıların sahipliği tamamen katılımcılara aittir ve bu fonların yatırıma yönlendirilen kısımları İslami usullere uygun finansal araçlara yönlendirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde Katılım, konvansiyonel sigortacılığın İslami prensiplerle uyuşmayan kısımlarından arındırılmış hali olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel anlamda üç tür Katılım ürünü bulunmaktadır.  Genel Katılım: Şirketlerin ya da bireylerin genel olarak karşılaştıkları yangın sigortası, işçi sigortası, emlak sigortası vb. riskleri kapsamaktadır.  Aile Katılım: Bireylerin ya da şirketlerin uzun vadede korunmasına yönelik olup, örneğin, sağlık planları, eğitim, kaza, evlilik, hac ve umre vb. işler için yapılmakta, vade tarihi 10 yıldan 40 yıla kadar değişmektedir. Re Katılım: Katılım şirketlerinin, katılımcılarının zararlarını yüksek oranda karşılama talepleri riskine karşı, Katılım şirketlerine koruma sağlamaya yöneliktir katılım reasüransı olarak tanımlanabilir.  Konvansiyonel sigortacılık sistemi ile kıyaslayacak olursak genel takaful elementer (hayatdışı) sigortacılığın bir alternatifi, aile Katılımı de hayat sigortacılığının Re katılım da reasüransın bir alternatifi olarak görülmektedir. İşleyiş Yönetim modelleri Risk fonunun katılımcılara karşı yükümlülüklerini uygun şekilde yerine getirmesi ve risk fonunun devamının sağlanmasını teminen, risk fonunun yöneticisi olan şirket, katılım sigortacılığı alanında sunduğu her bir ürünün herhangi bir dönemde risk fonunun borç ihtiyacı duymadan her bir riske yönelik olarak doğru fiyatlandırılmasını sağlamakla yükümlüdür. Şirket, vekâlet, mudarebe, vekâlet/mudarebe karması (hibrit) model veya danışma komitesinin onaylayacağı başka bir model çerçevesinde faaliyette bulunabilir. Mezkur yönetim modellerinden hangisinin kullanılacağı sigorta sözleşmesinde açık bir şekilde belirtilir. Mümkün olan modeLlerin modellerin uygulanmasına bağlı olarak, katılımcılar ile Şirket arasındaki mudarebe modelinde paylaşım oranının ve/veya vekalet modelinde vekalet ücretinin sigorta sözleşmesi öncesinde belirlenmesi zorunludur. Mudarebe modelindeki paylaşım oranına ve/veya vekalet modelindeki vekalet ücretine ilişkin bilgiler Şirketin internet sitesinde veya bilgilendirme formlarında duyurulur. Her durumda, şirketin danışma komitesinin onaylayacağı başka bir model çerçevesinde faaliyette bulunması durumunda, şirketin alacağı yönetim ücreti ile hesaplama yönteminin sigorta sözleşmesi öncesinde belirlenmesi ve şirketin internet sitesinde veya bilgilendirme formlarında duyurulması zorunludur. Şirketin katılımcılar lehine yaptığı değişiklikler hariç olmak üzere, ilgili yıl için önceden belirlenen ücret ve oranlar değiştirilemez.   Likidite imkanı Risk fonunun yasal ve idari yükümlülüklerini yerine getirme hususunda yetersiz kalması ve alınan reasürans veya katılım reasüransı korumasının kifayet etmemesi halinde şirket, yaşanan açığı likidite imkanı yoluyla kapatır. Şirket tarafından likidite imkanı yoluyla risk fonuna aktarılan tutar, ilerleyen dönemlerde fonda oluşan pozitif bakiyeden karşılanabilir. Şirket tarafından sağlanan likitide imkânı karşılığında geri alınacak tutar, danışma komitesinin onayı ile belirlenen araç ve yöntemler ile değerlendirilerek tespit edilebilir. Bu husus, şirket internet sitesinde duyurulur. Birbirini takip eden 3 takvim yılı süresince likidite imkânı sunmak durumunda kalan şirket; söz konusu durumun gerekçelerini ve bu durumun giderilmesi için alınacak tedbirleri Müsteşarlığa sunar. İlgili kanunun 20 nci maddesi kapsamında şirket portföyleri için belirtilen tedbirler katılım sigortacılığında risk fonu için de uygulanır.   Fonların ayrıştırılması   Şirket, katılımcıların katkılarından oluşan risk fonu ile sermayedarlarının/üyelerinin fonunu ayrı yönetir. Katılım sigortacılığı faaliyetinde bulunacak kooperatif şirketleri, üyeleri dışındakilere sigortacılık hizmeti sunmaları durumunda, katılımcıların katkılarından oluşan risk fonu ile kooperatif üyelerinin hesaplarını ayrı yönetmekle yükümlüdür. Tazminat ve reasürans/katılım reasüransı ödemeleri, acente komisyon masrafları ve yasal yükümlülükler dahil olmak üzere, sigorta faaliyetleri ile ilgili bütün masraf ve komisyonlar risk fonundan katılımcılar adına şirket tarafından karşılanır. Risk fonunun gelirlerinin ve harcama kalemlerinin katılımcılar açısından sağlıklı takibi ile sistemin güvenirliğinin sağlanmasını teminen, Şirket, risk fonunun gelir ve harcama kalemlerini yıllık dönemler itibariyle internet sitesinde duyurur. Şirket, birikim amaçlı hayat katılım sigortacılığı ürünlerinde risk fonunun yanında ayrıca katılımcıların birikim amaçlı katkı primi ödemelerinin ve bunların katılım finans ilkelerine uygun yatırım araçlarından elde edilen getirilerinin takip edildiği katılımcı yatırım fonunu da yönetir.   Bakiye iadesi ve değerlendirilmesi   Şirket, her dönem sonunda risk fonu için genel kabul görmüş aktüeryal ve katılım finans prensiplerine uygun şekilde bakiye hesaplaması yapar. Söz konusu hesaplama sonrası fonda oluşan açık veya fazla şirket internet sitesinde duyurulur. Katılımcıların sözleşme öncesi veya sigorta sözleşmesinde açıkça bilgilendirilmesi şartıyla, söz konusu bakiyenin fazla vermesi durumunda, bu tutarın; a) Katkı primlerinin düşürülmesi için kullanılması, b) Gelecekteki öngörülemeyen riskler için ihtiyat fonunun ayrılması, c) Şirketin pay almasına müsaade edilmeksizin, tamamen ya da kısmen katılımcılar arasında paylaştırılması, ç) Danışma komitesinin onaylayacağı başka bir şekilde değerlendirilmesi, mümkündür . Bakiyenin, tamamen ya da kısmen katılımcılara dağıtımı, sigorta sözleşmesinde belirtilmesi ve şirketin yeterli sermaye şartını haiz olduğunun şirket aktüeri tarafından onaylanması kaydıyla, aşağıdaki yollardan biriyle yapılabilir; a) İlgili dönem içerisinde tazminat alıp almadıklarına bakılmaksızın ödedikleri katkı primlerine göre bütün katılımcılara dağıtılabilir. b) İlgili dönem içerisinde hiçbir şekilde tazminat almayan katılımcılara dağıtılabilir. c) İlgili dönem içerisinde tazminat alıp almadığına bakılmaksızın fona pozitif katkı sağlayan tüm katılımcılara dağıtılabilir. ç) Danışma komitesinin onaylayacağı başka bir usulle dağıtılabilir.   Bakiyenin danışma komitesinin onaylayacağı başka bir şekilde değerlendirilmesi veya bakiye iadesinin danışma komitesinin onaylayacağı başka bir usulle dağıtılması durumunda, bu husus şirket internet sitesi üzerinden duyurulur. Bakiye iadesi hesaplamaları ile iade hesaplama çizelgeleri, şirketlerin internet siteleri üzerinden yayımlanır. İade çıkması durumunda, bu tutarın ne şekilde değerlendirileceğinin/dağıtılacağının sigorta sözleşmesinde belirtilmesi ve internet sitesinde duyurulması gerekir. Sorumluluk ve hayat katılım sigortacılığı alanlarında faaliyet gösteren şirketler, üstlendikleri risklerin uzun vadeli olması nedeniyle, bakiye hesabı, bakiyenin dağıtım yöntemi ve ne sıklıkla bakiye dağıtımı yapılacağı gibi hususlar, şirket Aktüerinin onayı sonrası danışma komitesinin uygun görüşü ile belirlenir. Şirket, bakiye iadesinin yazım yılından itibaren kaç yıl sonra dağıtılacağına, faaliyet gösterilen branş ile ürünün özelliğini dikkate alarak ve şirket Aktüerinin onayı sonrası danışma komitesinin uygun görüşü ile belirler. Hak sahipleri tarafından zamanında aranmayan bakiye iadeleri, Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Sigortalar Kapsamında Hak Sahiplerince Aranmayan Paralar mevzuatına tabidir. Risk fonunun fazla vermesi halinde gelecekteki öngörülemeyen riskler için ihtiyat fonu ayrılması durumunda, bu fon hiçbir surette şirket sermayedarlarına/üyelerine temettü olarak dağıtılamaz ve dağıtılabilir kar hesabında dikkate alınmaz. Kaynak : 20 eylül 2017 tarih 30186 sayılı resmi gazete   Uygulanan Model Şirketimiz Vekâlet Katılım modelini benimsemiştir . Katılım uygulamaları günümüzde farklı yapılarla oluşturulabilmektedir. Bu yapıların hepsinin İslam hukuku kurallarına uygun şekilde belirlenmiş olan sözleşme şekillerine göre olması gerekmektedir. Günümüzde yaygın olarak üç çeşit Katılım yapısı uygulanmaktadır. Bunlar; mudarabe, vekâlet ve bunların birleşiminden oluşan karma yapıdır. Bunların dışında vakıf modeli de mevcut olarak kullanılmaktadır. Mudarabe Modeli Katılımcılardan katkı (teberru’) toplanıp bunlar Katılım fonuna aktarılır. Bu toplanan fondan masraflar (reasürans harcamaları, operasyonel harcamalar, hasar ödemeleri vb.) düşüldükten sonra kalan miktar İslami usullere uygun yatırım araçlarına yönlendirilir. Katılımcılar ile Katılım şirketi arasında mudarabe sözleşmesi imzalanır. Yani bir emek sermaye ortaklığı sözleşmesi çerçevesinde bu fonlardan elde edilen kar/zarar şirket ve katılımcılar arasında yapılan anlaşmaya göre oranı önceden belirlenen rakamlara göre dağıtılmaktadır. Bu modelde tek bir sözleşme yatırım ve sigortacılık aktivitelerini kapsamaktadır. Bu modelin uygulamasına en fazla Malezya’da rastlanmaktadır. Vekâlet Modeli Bu Katılım yapısında mudarabe yapısından farklı olarak, Katılım şirketi ile katılımcılar arasında bir vekâlet sözleşmesi imzalanır ve Katılım şirketi ücretini bu vekâlet ücreti karşılığında almaktadır. Vekâlet modelinde operatör şirket, havuzu işletmeye başlamadan önce birikimlerin bir kısmını kendine bir ücret olarak almaktadır. Bu ücrete vekâlet ücreti adı verilmektedir. Bu modelin temel ilkesi şirketin poliçe sahibinin vekili gibi hareket etmesidir. Şirketin rolü havuza ait tüm işlemleri önceden belirlenmiş bir ücret mukabilinde yerine getirmektir. Yatırıma yönlendirilen fonlardan elde edilen kar ya da zarardan ise; bir mudarabe sözleşmesi yapılmadığı için Katılım şirketine herhangi bir yansıması gerçekleşmez. Vekâlet modeli Katılım şirketlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Vekâlet sözleşmesi genellikle sigortacılık aktivitelerinde yaygın bir şekilde Türkiye’de kullanılmasına karşın toplanan fonların yatırımı ile ilgili sözleşmelerde nadiren kullanılmaktadır. Karma Model: Karma Katılım yapısı diğer iki Katılım yapısının birlikte kullanımıyla oluşan bir Katılım modelidir. Bu modelde hem vekâlet sözleşmesi, hem de mudarebe sözleşmesi yapılmaktadır. Şirket fonların sahiplerinin vekili olarak vekâlet ücreti karşılığında fon yönetimi yaparken, aynı zamanda elde edilen kar/zarar karşılığında da yapılan sözleşme gereği payını almaktadır. Kar/zarar paylaşımı yapılan anlaşmalara göre farklılık gösterebilmektedir. Bu model Katılım sektöründe en çok kullanılan model olarak belirtilmektedir. Özellikle Orta Doğu ülkelerinde ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Bu yapıda sigortacılık faaliyetleri vekâlet sözleşmesiyle yapılırken, yatırımdan elde edilecek olan kar ve zarar ise mudarebe sözleşmesi ile yapılmaktadır.     Fon Fazlası işleyişi : İlk 5 yıl ihtiyatlılık gereği tüm fonlardan fon fazlası iadesi yapılmayacaktır. Şirketimiz oto branşlarında, sorumluluk branşlarında ve zorunlu sigortalarda fon fazlası iadesi yapmayacaktır.     Vekalet Ücretleri   ·       2018 yılı Vekalet Ücreti Oranı;  Azami % 20       ·       2017 yılı Vekalet Ücreti Oranı;  Azami %15       ·       2016 yılı Vekalet Ücreti Oranı;  Azami %15       ·       2015 yılı Vekalet Ücreti Oranı;  Azami %20     Çalıştığımız Re Tekaful Şirketleri Katılım Sigortacılığı Retakafül (Reasürans) yapımız: Katılım Sigortacılığı esasları çerçevesinde şirketimiz üzerinde taşıdığı riskleri kuruluşundan bu yana yine tekafül esaslarına göre çalışan derecelendirme notu yüksek uluslararası bilinirliği ve güvenirliği yüksek şirketlere devretmektedir.  Şirketimiz retakafül şirketlerini tercih ederken uluslararası derecelendirme kuruluşlarından alınan notların tercihan A olmasını göz önünde bulundurmaktadır. Kotpar esasına göre yapılan bu paylaşım tüm branşları içermektedir. Katılım Sigortacılığı kapsamında çalıştığımız Reasürans şirketleri:  ·       GIC Re ·       ARAB Re ·       CCR ·       SCR Morocco ·       Tunis Re ·       Africa Re Fon Yönetimi Danışma Komitesi   Prof. Dr. Hayrettin Karaman Prof. Dr. Vecdi Akyüz Doç. Dr. İshak Emin Aktepe       İcazet Belgeleri

HİZMETLERİMİZ



  0(532)414-2184